scorecardresearch

TARLABAŞINDA NELER OLUYOR

25 izlenme
KategoriBelgesel
Eklenme Tarihi 3 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Tarlabasinda Neler Oluyor ?
Görüntü Yönetmeni: Timurtas Onan
Yapimci: Art Studio
Kurgu: Timurtas Onan, Selin Sahin
Müzik: Kramp
Sinopsis: Kentsel dönüsüm projesi kapsaminda ihaleye sunulan Tarlabasi’nin sakinleri ile yüzyüze görüsmeler. Toplum tarafindan suç yuvasi olarak bilinen ya da suçun bilerek pompalandigi Tarlabasi’nin gerçek yüzü.
Konu: Ülkemizde son yillarda uygulanan kentlesme politikalarinin bir sonucu olarak kent çevrelerinde orta ve üst siniflarin kullanimina ayrilan duvarlarla çevrili, güvenlikli, steril konutlarin yayginlik kazandigini görüyoruz. Bugünlerde ise agirlikli olarak kent merkezine uzak alanlarda yapilan konutlarla ortaya çikan bu türden sinifsal ayrismanin bu kez kentin merkezi noktalarinda da varligini eskisine oranla daha çok hissettirdigi görülüyor. Son dönemde agirlik kazanan bu ikinci tür kentsel ayrisma aslinda yeni bir olgu degil. 1950'lerden baslayarak Londra ve New York gibi emperyalist ülke kentlerinde baslayan, ülkemizde ise 1970'lerden itibaren gündeme gelen bu süreç “soylulastirma” olarak adlandiriliyor. Ingilizce “gentrification” kelimesinin karsiligi olan ve Türkçede seçkinlestirme, burjuvalastirma, nezihlestirme, kibarlastirma vb. kullanimlari da olan “soylulastirma”, kisaca orta ve üst siniflarin dar gelirlilerin yasadigi, kent merkezlerindeki semtlere yerlesme süreci olarak tanimlanmakta. Kentsel dönüsüm olgusunun dünyada yayginlasmasi ile kentsel alanlarin kapitalizm açisindan bir mübadele degeri tasimasi ve bir mal gibi alinip satilabilen meta olarak algilanmasinin yakindan ilgisi var. Bu süreç ayni zamanda günümüz kapitalizmin bugünkü gelisim evresiyle son derece uyumlu. Küresellesme süreciyle birlikte uluslararasi sistemle entegre olup disariya açilan kentler uluslararasi sermayeyle bütünleserek hem bir rant unsuru hem de bu ranta zemin olusturan rekabet sahalari haline geldi. Kentsel dönüsüm ilk olarak 1980’lerde, neo-liberal politikalarin hakim oldugu Ingiltere’de ortaya çikmis, daha sonra bütün dünyada yaygin olarak uygulanmaya baslamistir. Bu olgunun esasinda, sermayenin daha önce toplumsal çikar için kullanilan kamusal alanlarin, sit alanlarinin ve tarihi bölgelerin ranta dönüstürülebilecegini fark etmesi ve bu yönde kentsel ranttan beslenmek için gerekli politikalarin yürürlüge girmesi yönündeki çabasi yatiyor. Böylece kentin daha önce kamu yararina kullanilan alanlari mübadele degerine dönüstürülerek ulusal ve uluslararasi sermayenin kullanimina sunuluyor. Kentsel dönüsüm süreci ülkelerin demokratik yapisi ve gelismislik düzeyine göre her ülkede farkli sekillerde isliyor. Demokratik haklarin gelismis oldugu ve sivil toplumun güçlü oldugu ülkelerde hem kentin eski sahipleri hem de rant için gelen sermaye karsilikli memnun edilmeye çalisilirken, hukuk sisteminde zaaflari olan, demokratik hak ve özgürlüklerin sözde kaldigi, uygulamada bir çok aksakliklarin oldugu yasadigimiz gibi cografyalarda bu süreç, halkin yasadiklari bölgeden tamamen sürülerek bölgeye daha varlikli siniflarin yerlestirilmesi seklinde tepeden düzenlemelerle zorunlu olarak gerçeklestirilen bir ‘soylulastirma’ olgusuyla birlikte çok acimasiz isliyor. Linkteki belgesel, “soysuzlarin yasadigi alanlari”(!!!) “soylulastirma” nin Tarlabasi’ ndaki izlerini sürüyor.